Archive for Mart, 2008
Mar
31
Posted under
Eski ama eskimeyenlerden Kendini ozel hissetmek icin ihtiyacin olan tek sey yine kendinsin.
Baglanabilmek icin once bagimsiz olmak gerekir.
Eger kafan havuzun icindeyken havaya olan ihtiyacini hissettigin derecede hayatta bilgiye olan ihtiyacini hissedebildigin zaman, onu ogrenmek icin bir yol bulursun. Sokrat.
Bir tek kucucuk iyilik dahi kotulugun karanligindan ustundur.
Sizin icin en onemli an icinde bulundugumuz andir. En onemli kisi, o an birlikte oldugunuz kisidir.
Isiksiz ve aydinliksiz bir yigin bilgiyi iclerinde sakli tutanlar,
kutuphanelerdeki ansiklopedilerden farklari nadir.
Eger insan edindigi bilgiden istifade edip o bilgiyle daha ileriye gidememisse,
faydasiz bir ugras icinde olmustur.
Fikir ona derler ki, bir yol acsin. Yol ona derler ki bir sultana ulastirsin.
Köle olmayan birini goster: kimi şehvetin, kimi tamahin, kimi şeref hirsinin, herkes ümidin, herkes korkunun kölesidir.
Bugun yasaminiz icin kotu gibi gozuken bir durum, gelecekteki iyi bir durumun hazirlayicisi olabilir.
ÖYKÜLERLE KAZANMA ZAMANI-ORHAN KESKİN
Mar
31
Posted under
Eski ama eskimeyenlerden Eski bloglarımda yayınladığım kitap notlarını birer birer buraya geçireceğim…
umarım faydalanan olur…
—
Düşünce, içimizdeki şeye yönelttigimiz dikkattir. Leibniz.
Incelenmeyen bir hayat, yaşanmaya degmez.
Düşünmek ruhun kendi kendine konuşmasidir.
Yapilan deneyler sulandirilmis balin bakteri öldürűcü özelliginin saf bala göre iki kat arttigini göstermiştir.
Insanlarin dűşűnme zahmetinden kurtulmak için yapmayacaklari şey yoktur.
Edison.
Herkes ayni şeyi düşündügü zaman kimse dusunmemeye baslar.
Dogadan zevk alan, ondaki incelikleri tesbit edebilen ve bunlardan heyecan duyan, kendini kucuk gunluk hesaplara kaptirmadan buyuk bir dunyada yasadigini bilen insan…
Bugune kadar yasamis, gelmis gecmis her canli turunun butun ozellikleri bilgi olarak DNA ya yuklense, toplam DNA hacmi bir cay kasiginin ancak kucuk bir kismini doldururdu. Dahasi geriye su ana kadar yazilmis butun kitaplari saklayabilecek kadar bosluk kalirdi.
Atomun buyuklugu 1 cm nin milyonda birinin yuzde biri kadardir.
Bir tuz tanesinin tum atomlarini saymak istedigimizi varsayalim. Saniyede bir milyar tane sayacak kadar elicabuk oldugumuzu da varsayalim. Bu dikkate deger beceriye karsin bu ufacik tuz tanesinin icindeki atom halkinin tam olarak sayimini yapabilmem icin besyuz yildan fazla bir zamana gereksinim olacaktir.
Yuksek bir daga cikmak guclugunden kacinirsaniz, guzellikleri tam olarak goremezsiniz. Shaekspeare.
HAYATA YENİDEN BAŞLAMAK-ALP TANDOĞAN
Mar
03
Posted under
Kategorilenmemiş 1.5 sene steroid(ultralan) kullandım…
dikkat etmediğiniz takdirde o kadar hızlı kilo alırsınız ki,şaşarsınız…
tuzdan,yağdan fakir yiyecekler…
bol su tüketimi…
ilacı sabah 6-8 saatleri arasında almak… yan etkilerini büyük ölçüde azaltacaktır…

ilaca yeni başlandığında 1 hafta-10 gün ekstra kas zayıflığı,güçsüzlük yapacaktır…
midenize zarar verebileceği için mide koruyucu ilaç da kullanmalısınız “lansor” gibi…
aydede yüz,ensede şişlik,vücudun tuzu atmayıp su tutmasıyla ödem oluşumu kısaca bütün yan etkileri çok moral bozucudur…
(şükür ki ilacı kesince bütün yan etkileri zamanla kayboluyor)
uzun süre steroid kullanımından sonra ilaç bırakılınca depresyon,
yaşamı anlamsız bulma gibi şeyler normaldir…
bunların yanında hayati faydaları vardır!
-sadece benim tecrübelerim-
şimdi steroid hakkında ayrıntılı bilgi>>>
Read the rest of this entry »
Mar
02
Posted under
Hastalıklar çoğunun adını daha önce duymadığı bu hastalıkla ben 3 sene önce tanıştım…
bütün hastalıklarda olduğu gibi moral ve çevrenin desteği çok önemli…
umutlarınızdan ve hayallerinizden asla vazgeçmeyin!
Hastalıklar veya musibetler bedeninizi yavaşlatabilir veya duraklatabilir ama hiçbir şey en azından hayallerinizi, dileklerinizi, duygularınızı durdurmamalıdır.
Myasthenia Gravis nedir?
Myasthenia Gravis (MG), Yunanca ve Latince kelimelerdir ve siddetli kas zayifligi anlamina gelmektedir. MG otoimmun (kendi dokusundaki antijenleri yabanci madde gibi görerek antikor üreten) bir hastaliktir.
MG’de en karakteristik özellik istemli kaslarin hareketlerindeki zayiflama ve azalmadir. Istemli kaslardan göz kapaklarinin hareketini saglayanlar; konusma, çigneme, yutkunma, öksürme ve yüz ifadesine yardimci olan kas gruplari en sik olarak etkilenenlerdir. Istemsiz kalp kaslarinin, bagirsaklarimizdaki düz kas gruplarinin, kan damarlari ve uterusun MG ile ilgisi yoktur. Istemli kaslarimiz beynimizden kaynaklanan sinir uyarimlari ile kontrol edilirler. Bu sinir uyarimlari beyinden kaslara uzun bir seyahat sonrasinda kas liflerine ulasir. Sinir uçlariyla kas liflerininin birlesiminde özel bir nokta var olup bu noktaya nöromuskuler baglanti adi verilir. Beyinden sinir uçlarina iletim tamamlaninca asetilkolin adi verilen bir kimyasal salgilanir. Asetilkolin nöromuskuler baglanti noktasindan lifler boyunca pekçok reseptörle bulusacagi noktalara seyahat eder. Asetilkolin yeterince reseptörü uyararak aktif hale getirdiginde ise istemli kaslarin hareketini yapmasi saglanir. MG de bu reseptörlerin oraninda % 80 azalma olur. Bu azalma ise vücudun asetilkolin’i yabanci madde olarak tanimlayip antikorlar üretip reseptörleri yikimlamasindan kaynaklanir. Antikorlar bagisiklik sisteminde çok önemli yer tutan protein yapisinda maddelerdir. Normal olarak vucuda yabanci olan ve antijen adi verilen protein gruplarina saldirarak etkin olurlar. Bakteriler ve viruslar bu grup yabanci maddelere örnektir. Iste tam da anlasilamayan nedenlerle MG de nöromuskuler baglantilarin reseptörlerine karsi antikorlar üretilir. MG’li hastalarin çogunda bu antikorlar kanda kolayca bulunabilmektedir. Antikorlar ise vucudun yeniden bu reseptörleri üretmesinden çok daha kisa sürede onlari tahrip etmektedir ve bu yüzden de asetilkolin kaslari aktive edecek firsati bulamamakta kas zayifligiyla karakterize MG ortaya çikmaktadir.
MG nöromuskuler iletim bozukluklarinin en önemli olanlarindan birtanesi olup sonradan kazanilmis bir hastaliktir ve sadece bazi vakalarda genetik baglantilar görülmüstür.
Hastalikla ilgili ülkemizde tam bir istatistiki deger bulunmamaktadir. Ancak ABD’ de yaklasik olarak her 100.000 kisiden 14 kiside oldugu ve toplam 36.000 kiside bu hastaligin varligi bilinmektedir.
Read the rest of this entry »
Mar
02
Posted under
Genel Merhaba…
Yeni bir alan ve alan adı aldım sonunda…Aslında amacım biz Mgravis hastaları için bir forum oluşturmaktı…ama bu sayede hep hayal ettiğim “wordpress” tabanlı blogumu açmış bulundum…
“HASTALIKLAR SAĞLIĞI hissettiriyor, sıkıntılar hisleri harekete geçiriyor…
Sağ ve sağlıklı olmanın değeri yitirilmeye yakın idrak ediliyor.
Güneş her gün doğudan doğuyor batıdan batıyor, ay gecede tebessüm ediyor, yağmur damlaları toprağa okşuyor, çiçekler gülerek bize bakıyor, balıklar Yunus diye yüzüyor, rüzgarlar dağların zirvesine ninniler söylüyor, ovalarda ağaçlar meyve ellerini uzatıyor, arılar vız vızlarından vazgeçmiyor, turnalar uçuyor, sular akıyor, nehirler çağlıyor, bahar bitiyor yaz başlıyor, mevsimler dönüyor, yıldızlar bizi yalnız bırakmıyorsa hastalıklara şifa, dertlere deva vardır…Sıkıntılar sıksa da çözülecektir…Üzüntüler üzerimizden akıp gidecek, çaresizlikler çareye dönüşecektir…(Hüseyin Eren)…
Sadece biz hastaların değil, hepimizin birbirimizden öğrenecek çok şeyi var…
Bu bloğun amacı,sıkıntılarımızı,tecrübelerimizi,moralimizi,neşemizi……”paylaşmak”…
yorumlarınızı,önerilerinizi kısaca paylaşımlarınızı bekliyorum…