Dert & Deva

…diye döner dünya…

Archive for the ‘Eski ama eskimeyenlerden’ Category

Nis
01

mükemmel sağlık

Posted under Eski ama eskimeyenlerden

Adı: Mükemmel Sağlık Yazarı: Dr.Recai Yahyaoğlu

Düşüncelerinizin çekim gücü vardır. Neyi düşünürseniz onu kendinize doğru çekersiniz. Bir süre sonra hedef ve isteklerinizle ilgili tüm araçlar size akmaya başlar.

Geleceğimizi şekillendirmemiz, hep daha iyi olacağı düşüncesi be beklentisiyle mümkün hale gelir.

Mutlu ve huzurlu bir yaşam sunacak sonuç resmine ulaşabilmemiz, ancak kendimiz ve geleceğimizle ilgili olarak hazırladığımız projemizle gün yüzüne çıkar.

Sonuçtan ne kadar eminseniz, o kadarına layık görüleceksiniz.

Mizah ve abartı, zihnin işleyiş mekanizmalarındaki kurumların temizlenmesini sağlar.

Asıl teşekkür, daha istediğimiz şey gerçekleşmeden, bizim onun gerçekleşeceğine inanarak yaptığımız teşekkürdür.

Hayal gücümüzü kullanarak kendimize yaptığımız telkin, muhteşem bir etkinliğe sahiptir.

Hayalimizi düzenleyiş biçimimiz, hayatımızı tanımlayış ve yaşayış biçimimizi belirler.

inancın gücü çalışmaya başladığında bu güç, bir sarmal gibi büyüyerek bizi önceden hiç ulaşamayacağımızı sandığımız hedeflere doğru yolculuğa çıkarır. Hayatın gerçek amacı, artık soylu ve nezih yaşam serüvenleri peşinde koşmak haline dönüşür.

enerji denizinden olumlu yönde istifade edebilmeniz için onun farkında olmanız gerekmektedir.

şifa çok hızlı ve aniden gelişebilir. Bunun için ilk ve belki en önemli şart iyileşmeyi şiddetlice istemektir.

yaşam, istemeyene verilmez. Nasıl istenilmesi gerektiğini bilmeyene de cimri davranır.

ağzımızdan çıkan her söz, bizim kendi gerçeğimiz haline dönüşür.

“ey insanlar! Şüphesiz ki dünyada insanlara iman ve sağlıktan daha kıymetli bir şey verilmemiştir. Böyle olunca, yüce Allah’tan bunları isteyiniz.” (hadis)

“seyahat ediniz ki sıhhat bulasınız” (hadis)

“ey insanlar! Tedavi olunuz! Çünkü yüce Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalık yaratmamıştır” (hadis)

“ey Rabbim! Üzüntü ve kederin çokluğundan, sağlığımın bozulmasından sana sığınırım.“ (hadis)

Nis
01

Yaşanmış Hikayelerle Ruh Sağlığını Koruma Yolları

Posted under Eski ama eskimeyenlerden

Adı: Yaşanmış Hikayelerle Ruh Sağlığını Koruma Yolları

Yazarı: Dr. Recai Yahyaoğlu

Insanin ruh, zihin ve beden sagligini iyi organize edememesi, hayatinda her seyden olumsuz yonde etkilenmesine neden olur.

Mutlu, mutsuz olmak veya basarili, basarisiz olmak gibi hayatimiza dair tum haller, zihnimizi nasil kullandigimizla ilgilidir.

Surekli basiniza kotu olaylarin gelecegini dusunmeye baslarsaniz, o kotu olaylar mutlaka kendilerini gerceklestiren kehanete donusurler.onlari yasamak zorunda kalirsiniz.

Her duruma hazir olur ve her karsilastigimiz sorunu, zihinsel sagligimiza kavusabilmemiz icin onemli bir imkan olarak gormeye baslarsak butun problemlerimizi yavas yavas ortadan kaldirabiliriz. Zihni, olaylar karsisinda verdigi siradan tepkilere degil sira disi tepkilere gore dizayn ettikce icinden cikilmayacak gibi gorulen sorunlar kolaylikla cozulur.

Herkes nev-i sahsina munhasirdir.

Acisi olmayan kimse yoktur. Acilarina direnen, onlarla savasan veya onlara yenilenler vardir.

Sorunlara ve hastaliga yogunlastiginda asla bunlardan kurtulmanin caresi ortaya cikmaz. Neyi dusunurseniz o dusundugunuzu evrenin gizemli alanindan kendi cekim alaniniza sokar ve onu mutlaka yasarsiniz.

…daha derinlerde hara noktasi denilen ve gobek cukurunun uc dort santimetre altinda bulunan niyet merkeziniz calismaya baslamis ve ciddi anlamda bedeninizin enerji akisinda degisim meydana gelmistir.

Sizin niyet ederek ve ciddi bir sekilde karar vererek bu noktanizi etkilemeniz mumkundur.

Insan ruhunun zorlanmasi ve cok baderelerden gecerek rahata ermesi ruhsal tekamulunde belirgin derecede bir inkisaf cikarmaya yetecektir.

Sozlerin tesir gucu yasanmasiyla ilgilidir.

Insan mutlu olmayi bir sebebe baglama hatasindan kurtuldugunda ayni zamanda tum baglarindan da kurtulmus olur.

Dusuncelerinizdeki degisim, direkt hayatinizdaki degisimdir. Dusuncelerinizi ve zihninizi yani beyninizin calisma seklini degistirmediginizde, yasaminizda yaptiginiz hicbir degisimin kalici ve koklu olmasini beklemeyin.

Istemenin, siddet ve israr olmak uzere iki temel ayagi vardir. Siddetli olmayan ve israrla devam etmeyen istek sonuca ulasamaz.

Insan, vazgecmedigi kadar insandir.

Caresiz, alingan, duygu degisimlerini gerceklestiremeyen, yanlis ve kotu olana yogunlasarak, devamli negatif telkinlerle kendi kisiligindeki asinmayi arttiran insan, kimlik karmasasini gittikce icinden cikilamaz bir duruma getirir.

Kimi zaman farkinda olmadan kabul ettigimiz ve cok degerli sandigimiz oyle kabullerimiz vardir ki onlar bizim yasantimizda sikintiya girmemize mutsuz olmamiza neden olurlar.

Eger hastaligi dusunerek zihnimize sokuyorsak, tam tersi ondan kurtulmak icin de onu dusuncelerimizde yok etmeliyiz. Dusuncede yok edilemeyen gercek hayatta asla yok edilemez. Cunku dusuncelerimiz gercek hayata dogacak eylemlerimizin anasidir.

Bu yok etme anlarinda hastaligi tamamen ortadan kaldirmak icin “ben bu hastaligi reddediyorum, artik onu bedenim, zihnim ve ruhumda kesinlikle kabul etmiyorum” diyerek bunu bir ic telkin haline getirmek her gun ve belirlenen zamanlarda soylemek son derece yararli olacaktir. Telkinle birlikte insan degistirmek istedigi hastalik halinin tam tersi olan olumlu ruh ve beden halini hayal gucunu kullanarak zihninde olusturmalidir.

Insanlarin buyuk cogunlugu aslinda iyilecebileceklerine inanmadiklari icin iyilesemiyorlardi. Onlarin sifa bulma yolunda en buyuk handikaplari inancin gucunu kullanamamalariydi.

Neyi surekli konusarak ya da dusunerek zihninde ve dilinde tekrarlarsan o mutlaka yasaminin bir parcasi haline gelir. Hastaligi konusmaman yani susman iyilesme surecini ciddi olarak hizlandiracaktir.

Eger gecmisinizde yasamaya devam ediyorsaniz onu tekrar yasadiginiz zamana davet ediyorsunuz demektir.

Insanlarin onundeki en onemli engel iyilesmenin baslangicinda sifaya giden uygulamalara israrla devam etmemeleridir. Istedikleri sonuc kendilerine gore cok uzakta kalmistir ya da tedaviye devam edebilme kudretinden mahrum olmuslardir.

Zihin mukemmel bir sifa kaynagidir(hipokrat)

Gunesin,daglarin,sabahin ve aksamin, tum kainatin sahibi, sifayi ve hastaligi veren sensin. Bana sifa ver. Beni cekmekte oldugum sikintilardan kurtar. Ancak sana guveniyor ve ancak sende yardim diliyorum. Zifiri karanliklardan sabahin aydinligina cikaran, her turlu hastaligin izdirabindan sifaya kavusturan sensin. Hastaliginin karantinasi altinda inim inim inleyen tum hastalara da benimle birlikte sifa ver.

Tum basarisizliklarin altinda guclu olmayan kararlar vardir.

Zihninde gosterdigi on dakikalik bir caba onun gelecekteki on yilinin sekillenmesinde etkili olacakti. Zihnindeki on dakikalik cabayi sik yapmali ve o gercekligi bilincaltina iyice yasatmaliydi. Sonrasi zaten kolaydi ve o gerceklik mutlaka yasamina girecek ve onun kaderi olacakti.

Nis
01

Kendinizle barışık olmak

Posted under Eski ama eskimeyenlerden

Öğrendiğimiz şeyler, neşeli, heyecanlı durumlar beynimizde protein olarak kodlanmaktadır. İstediğimiz zaman o protein kodları çözülerek aynı duygular ve düşünceleri hatırlayabilmekteyiz.Kansere yakalanan bir insan eğer ümitsizlik, karamsarlık duyguları içerisinde ise beyinde iyileştirici salgılar salgılanamaz. Eğer iyileşme beklentisi içerisinde ise beyin serotonin, endorfin, enkefalin gibi iyileştirici salgılar salgılıyor. Bu salgılar giderek vücudun savunma sistemini, bağışıklık dokularını kuvvetlendiriyor. Bu dokular da harekete geçerek hastalığı yener.

Güzel görüp, güzel düşünmek, başta hastalıklar olmak üzere bütün sıkıntılara iyimser bir bakış açısıyla bakmak, biyolojik açıdan daha rahat ve daha sağlıklı olmamızı sağlar. Beynimizin salgıladığı bu salgılar iyileşme yolunda % 40-50 oranında daha faydalı olur, hayattan zevk alma yolunda da bize hız kazandırır.

Plasebo: zihnin bedenle uyumlu bir şekilde çalışarak sağlığı düzeltmesi.

Bedenimiz gerçekten de birçok hastalığı iyileştirebilecek, kendimizi daha sağlıklı hissetmemizi sağlayacak birçok kimyasal maddeyi yani ilacı üretme yetisine sahiptir.

Son yapılan araştırmalar tolere edilemeyen stresin vücut savunma sistemini zayıflattığı, savunma sisteminin zayıflaması ile gizli ve bastırılmış önemli hastalıkların ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği görüşünü doğrular niteliktedir.

“ey insanoğulları çalışın, Lokman’ın dağları dolaşıp ot aradığı gibi siz de derdinizin ilacını Yaratan’ın büyük bir eczanesi olan tabiattan arayınız, eğer bitkilerin, kimyevi maddelerin dilini çözebilirseniz onların hangi derde derman olduğunu bulabilirsiniz, tembelliği bırakın çalışın bulun, ölümden başka her şeyin devası vardır.”

Adı: Kendinizle barışık olmak Yazarı: nevzat Tarhan

Nis
01

Yaşam enerjisi

Posted under Eski ama eskimeyenlerden

YAŞAM ENERJİSİ-AHMET MARANKİ

En uzak hedefler bile kucuk bir adimla baslar.

Dusunce, kendini cok hizli degistirerek cok yuksek oranda titresen saf bir enerji bicimidir.

Sevgi, bitmez tukenmez bir enerji kaynagidir.

`enerji merkezlerimiz` acik olduklarinda, evrenden gelen enerjiyi kabul ederler, alirlar, metabolizmamiza iletirlerve icimize akmasini saglarlar.

Vucudumuzun enerjisini artirmak icin enerji merkezlerimizin acik tutulmasina calismak cok onemlidir.

Enerji yuklu insan olumsuz etkileri daha kolay puskurtur.

Yasama istegi asiri derecede ise, kisi olaganustu bir kisilik sergiler.

Dusuncenizin geleceginize ait butun yasanacaklarin “mutlak hakimi” olduguna inanirken, mutlak hakim olan yaraticinin gucunu hatirlayin.

Herseyin O’nun ol demesi ile oldugunu dusunmeyi unutmamalidir.

Ancak “vakti geldiginde” her seyin iyi olacagini unutmayin.

Bedendeki enerji dengesizliklerinin baslica nedeni, insandaki “olumsuz duygular”dir.

Negatif enerjili insanlardan kurtulmak icin cesitli yontemler vardir. Isaret parmagi ile orta parmagi ust uste getirir kilitlerseniz, boylece negatif enerjinin bedeninize girmesine izin vermezsiniz.

Insan bedeninin enerjisinin insana anadan dogumla gectigi, sonradan onu artirmanin zor oldugu, yok etmenin ise cok kolay oldugu ve bu yok olmanin da tartismalar, korku, uzuntu, suphe, zan, kavgalar, ofke, stres, kotu dusunce ile cok cabuk ilerledigi gorulmustur.

Hastalarin, iyilesmelerine “inanmalari”nin seviyesine gore iyileşmelerinin kolaylastigi kesin olarak kabul gormustur.

Insan ne kadar bilincli ise enerji merkezleri de o kadar acik ve aktif olur.

Bilinc ve bilincalti mesajlariyla birlikte iyilestirici titresimler de gonderebilen enerji merkezleri, insanlari ve sartlari hem olumlu hem de olumsuz yonde etkileyebilirler.

Enerji merkezi erkekte saga, kadinda sola dogrudur.

Kadinin bas parmagi S(south:güney, erkegin N(north:kuzey) dir.

En dusuk titresim kok enerji merkezinde, en yuksek titresim tac enerji merkezinde bulunur.

Yaraticinin marifetlerini arastirip hifzi sihha kanunlarinin esaslarini ogrenip bu esaslarla kendini koruyan kimse yine O’nun yardimiyla “beden sihhatine” kavusabilir.

Asiri kullanim ve yogunlasma dusunce enerji sistemimizi bloke eder.

Az konusup az dusunun, gecmis ve gelecek hakkinda endiselenmeyin.

Bugunu yasayin, herkesi affedici ve herkese yardim edici ruhta olun.

Keder, sikinti, ofke organlarinizi zehirler. Mutluluk bunun panzehiridir.

Daima gozlerinizi guldurup, kalbinizi sevgiyle doldurun. Sikintilarina gulumseyerek bakin ve onu uzaklastirin.

Iki ogun yemek ruha hafiflik ve sihhat verir. Şefaate sebeptir.

Hergun “bir çeşit” yemek yemek, bir hafta bir daha onu yememek “bedeni korumanin” yoludur.

Devamli et yemek kalbi karartir.

41 gün hayvansal gida yemeyenin beden enerjileri yogunlaşir.

Hastaliklarin kökü tokluk, devanin asli açlik oldugu, tecrubeyle sabittir.

Mubarek bali sabahleyin ac karnina yiyen, icen her hastaliktan sifa bulur.

Her an her yerde bulunan ayrik out, kaynatilip belli bir sure demlenip kullanilir ve icilirse, kaynatilir suyuyla temizlenilirse nedendeki birtakim maddi ve manevi olumsuzluklari da tamamen yok ettigi ve temizledigi gorulmus, hatta teknolojik olarak da enerji kalkanimizi guclendirdigi olculerek tesbit edilmistir.

Insanlar Kâbe yonunde Allah a dua ederken, yanindaki canlilar da sevinir, onun yanina gelir ve yaklasirlar. Oval kafa araciligiyla ve eller ile enerji yonlendirilir ve lazimi yere celb edilir.

Evdeki banyo ve tuvaletin kapilari surekli kapali tutulmali. Sifon klozet agzi kapali iken cekilmelidir, yoksa cevremizdeki muspetler cekim ile evi terk eder.

O diyor: Ey insan, beyin gucunle kainati emrine al ve istedigin gibi yonlendir.

Ezani tekrar etmenin bedendeki enerji boyutu cok buyuktur.

Sag el muspet enerji verir.

Nis
01

Sonsuzluk yolculuğu

Posted under Eski ama eskimeyenlerden

Sectiginiz kadar buyuk olacaksiniz.

Madde disina kapatilan duyularla fizik otesi kesfedilemez.

Duragan gorunen bedenimizin temelinde, sayisiz foton super hizla akis halindedir. Bedenimiz, isik hizinda gerceklesen bir dalga akisidir.

Nurumuz yukselmezse sonsuza dek isik hizinda gitsek, bu evrenimizin disina cikamayiz.

Zaman, siralanmis olay kesitleridir.

Secde, basta gorunse de, gonulde yapilandir.

Her rol, her saltanat bir yukun altinda saklidir. Kader size neden hayatta yuksek bir rol versin? Arzuladiginiz yuku kaldirmaya hazir misiniz?

Şükür bilinci, keşif yetenegimizi ve lezzetimizi besleyecektir. Sukreden kalbi melekler kusatir,ona hikmetleri ilhama girisirler.

Hayal kirikligina ugramayan dunyevi aşik yoktur. Cunku aşk cennet icin yaratilmistir.

Idealler ugrundaki çalişkanliklar, bedensel ihtiyaçlari golgeleyip unutturacaktir.

Dualariniz, selamlariniz, iyilikleriniz ruhunuzdan nurlar halinde yukselir, berzah evrenindeki sevdiklerinizin ruhlarina ulasir.

Sebepler kaldirilsa, herkesin her istedigi dunyada yaratilsaydi, deshetli karmaşa sosyal sistemleri çatlatirdi.

Ad: Sonsuzluk Yolculuğu Yazarı: Muhammed Bozdağ